Küresel Enerji Hakkında Herşey

BP en beğendiğim şirketler arasında değil, ve yakın bir tarihe kadar gireceğini de sanmıyorum. Son birkaç senedir petrolün kötü yanlarının yarattığı negatif kimlikten kurtulmak için baş harflere uydurdukları "Beyond Petroleum" yaklaşımı da beni cezbetmeleri için yeterli değil. Fakat BP’nin yaptığı iki iyi şey olduğunu söyleyebilirim:

  1. Dünya temiz enerji modeline geçene kadar hayatın yürümesini sağlamak adına milyarlarca insanın ‘bağımlısı’ olduğu petrolü onlara ulaştırmak.
  2. 1951′den beri her sene yayınladıkları "Dünya Enerjisinin İstatistiksel Değerlendirmesi" raporu.

Bundan birkaç ay öncesine kadar, dünyadan petrolün bir anda silinmesinin insanlığın çok büyük yararına olacağını düşünürdüm. Sonrasında buna benzer bir açıdan hikaye kurgulayan Kyle Mills’in Darkness Falls kitabını okudum (Amazon Link). Kitap, tankerlerden denize sızan petrolü temizleyebilmek için üretilen bir bakterinin daha saldırgan bir hale getirilerek dünyanın en büyük petrol kuyularına atılması ve petrol rezervlerinin günler içinde sıfıra inmesi üzerine bir hikayeyi anlatıyor. Ve sonunda insan doğal olarak şu sonuca varıyor:
"Petrol dünyayı kirletiyor fakat insanların elinden bugün alındığında, hayati ihtiyaçları karşılamak için bir alternatifi yok". Dolayısıyla bu konuya doğru şekilde bakmanın petrolün alternatiflerine olabildiğince hızlı yatırım yaparken petrol fiyatlarında da istikrarı korumak olduğunu düşünüyorum. Gerçi petrol fiyatları 2007′yi 100 dolardan kapattıktan sonra bugünlerde 140 dolar seviyesinde seyrettiği için pek de başarılı bir pazar yönetimi gerçekleştiğini söyleyemeyeceğim.

Uzunca bir girişten sonra esas konumuza gelelim. BP’nin "Statistical Review of World Energy 2008" raporu gerçekten bu piyasayı tanımak, dünyanın gerçeklerini görmek için inanılmaz iyi bir kaynak. Bir grup insan -haklı olarak-, devletlerin raporladığı rezerv ve üretim miktarlarının doğruluğunu tartışa dursun, biz elimize geçen en iyi bilgiyle durumu değerlendirmeye ve öngörülerde bulunmaya çalışalım. İşte BP’nin 48 sayfalık raporundan benim Dünya ve Türkiye için yaptığım çıkarımlar:

[Veriler arasında kaybolmadan önce şunu söyleyelim. Tüketilebilen, alım-satımı yapılabilen ya da rahat ölçümlenen enerji çeşitleri arasına girmediği için rüzgar, güneş ve jeotermal enerji bu rapora dahil edilmemiş durumda. Yine de ülkelerin üretimindeki yüzdesel düşüşlerin yerini bu kaynakların bir miktar da olsa aldığını düşünmek hatalı olmaz]

Dünya Enerji Tüketimi

  • Dünya enerji tüketimi 2007′de 2.4% artarak 11 milyar ton petrol (veya petrole eşit enerji değeri) seviyesine geldi.
  • Çin, enerji tüketimini 7.7% arttırırken tüm Dünya’daki bir yıllık enerji tüketimi artışı olan 256 milyon ton petrolün 52%’sine sebep olmuş durumda.

  • Türkiye olarak tabi ki ortalamanın üstünde tüketimle dünyaya gerekenden fazla zarar vermeden yapamıyoruz. Hindistan’ın 6.8%’lik, Brezilya’nın 6.1%’lik büyümesinin ardından Türkiye de 5.0%’lik enerji tüketimi artışıyla üst sıralarda geliyor. Bugün için Türkiye, dünya enerji tüketiminin 0.9%’unu yapar durumda.
  • Avrupa Birliği enerji tüketmenin yanlış yollarını anlamış olacak ki, 2007′de tüm AB ülkeleri toplamda 2.2% daha az enerji harcamışlar. AB üyelerinin de bu konuda başını çeken Almanya yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yatırımları sayesinde petrol, doğal gaz, kömür, nükleer ve hidroelektrik kaynaklardan gelen enerji tüketimini 5.6% azaltabilmiş.

Enerji Tüketim Tipleri

  • Büyük çoğunluğumuz petrol tüketiminin alıp başını gittiğini düşünüyordur sanırım ama hayır. Petrol tüketimi 2007′de sadece 1.1% oranında artmış. Halbuki Doğal Gaz’da artış 3.1%, Kömür’de ise 4.5% olmuş.
  • Dünya enerji tüketiminin 35.6%’sı petrolden, 23.8%’i doğal gazdan, 28.6%’sı kömürden, 5.6%’sı nükleerden ve 6.4%’ü hidroelektrikten geliyor.
  • Türkiye’ye bakıldığında ise, 32.1% petrol, 32.6% doğal gaz, 32.0% kömür ve 8.3% hidroelektrik karışımı ortaya çıkıyor. 2006′ya kıyasla hidroelektriğin 10.5% seviyesinden 8.3%’e çıkıp kömürün çok hızlı şekilde artması gerçekten çevreye verdiğimiz önemin bir göstergesi!
  • Uzmanlar, dünya genelinde kömür için hızlı bir şekilde artan ilgiyi şu sebeplere bağlıyor:
    • Fiyatı diğer fosil yakıtlara göre daha uygun.
    • Petrol ve doğal gaza kıyasla ülkenin kendi sınırları içinde bulunma şansı çok daha yüksek.
    • Yine petrol ve doğal gaza göre işlem süreci çok daha az maliyetli. Milyar dolarlık rafineri ve saflaştırma merkezlerine gerek duyulmuyor.

Petrol

  • Kanıtlanmış petrol rezervleri bugün için 1.24 milyar varil seviyesinde. Bu rezervlerin 61%’i Orta Doğu’da yatarken, Rusya tek başına rezervlerin 6.4%’ünü, Kanada 13.1%’ini, Venezuela ise 7.0%’sini elinde bulunduruyor.

  • Petrol için (ve insanlık için!) sihirli sayı 41.6. Bu oran aslında enerji endüstrilerinin temel kriteri olan REZERV / ÜRETİM oranı. Dünyadaki petrol rezervleri bugünkü üretimle 41.6 yıl için bize yetebilecek seviyede.

Türkiye

  • Türkiye için enerji üzerine söylenecek çok şey var. Örneğin, tüm çevrecilerin aşırı şekilde kömür kullandığı için kınadığı Çin’den bile hızlı kömür üretimini arttıran ülke durumundayız. 17.7%’lik büyümeyle Türkiye 2007′de 15.8 milyon ton petrole eşdeğer kömür üreterek dünyanın en hızlı büyüyen kömür üreticisi olmuş durumda.
  • Doğal gaz ticaretine bakıldığında dünyanın en zengin ikinci doğal gaz ülkesi olan İran’dan 2007 boyunca doğal gaz satın alan TEK ülke Türkiye. 6.1 milyar metreküple Türkiye’nin toplam ihtiyacının 20%’sini karşılayan İran ne kadar güvenilir?

Rapordan bu sayfaya taşınabilecek onlarca önemli bilgi daha var ama bir noktada kesmek gerekiyor. Raporun kendisini BP’nin ilgili bölümünden bulabilirsiniz.


No Responses to “Küresel Enerji Hakkında Herşey”  

  1. No Comments

Leave a Reply