Biliyorum, bu blog bir futbol blogu değil. Zaten ters birşey de yok, çünkü başlığın futbol taktikleriyle de pek ilgisi yok. Başlık pazarlama ve imaj yönetimiyle ilgili.
Türkiye’nin mucizevi zaferlerini izlerken gözümüz ve gönlümüz galip olarak geçirdiğimiz dakikalardan çok kendisine "Türkiye’nin ana sponsoru" tadında isimler veren markaların birbirinden ayrışamayan reklamlarına alıştı. Galip olarak geçirdiğimiz dakikalar az diyorum çünkü şuana kadar Türkiye kazandığı üç maç boyunca sadece 9 dakika maçı önde götürebilmiş, kalan 401 dakikada ise yenik ya da berabere durumda kalmış. Avrupa Şampiyonası 2008 turnuvasında yarı finale yükselebilmek için hayli ilginç bir istatistik. Peki acaba Türkiye Futbol Federasyonu’na sponsor olan 16 marka/şirketten kaçı bu taktikleri sayesinde kendi liglerindeki maçları önde götürüyorlar?
Görünen o ki sponsorların birçoğu belli alanlarda birbirlerine rakip olabilecek durumdalar:
- Garanti Bankası ödeme sistemleri konusunda Turkcell’e alternatif kanallar sunabiliyor.
- Turkish Airlines’ın kargo ayağı Turkish Cargo, Yurtiçi Kargo’nun bu alanda bir rakibi.
- TTNet, Turkcell’in iştiraki olan Tellcom internet şirketiyle rakip durumda.
- Ülker, Efes Pilsen, Powerade ve Coca Cola birbirlerinin yerine geçebilecek ürün ve direk rakip (Coca Cola vs. Cola Turka) ürün sunmuş durumdalar.
Bu konular üzerinde birkaç dakika düşününce aklıma şu sorular gelmeden edemiyorum:
- Marka yöneticileri bu sponsorluk yatırımlarını yaparken bu kesişimleri dikkate aldılar mı?
- Ardı ardına izlediğimiz sponsorluk reklamları birbirlerine çok benzer durumdayken marka yöneticileri bu sponsorluklardan bekledikleri faydaları elde edebiliyorlar mı?
- En başarılı sponsorluk hangisi? Bence uzun vadeli olarak en başarılı sponsorluk Nike olurken, Euro 2008′de Türkiye’nin yakaladığı tempo ve oluşturduğu mucizevi kişiliğe en uygun kampanyayı Garanti Bankası üretmiş.
Kimler ne düşünüyor?

No Responses to “Türkiye’nin ilk 16’sı kim olacak?”
Please Wait
Leave a Reply