Amerika’da yaklaşık iki senedir en çok kullanılan siteler listesinden çıkmayan, geleneksel haber servislerinin (New York Times gazetesi ya da CNN Money web sitesi gibi) bile zaman zaman sıralamalarına baş vurduğu, medyadaki haberleri, editörlerin dizdiği sıraya göre değil de, bireysel internet kullanıcılarının biçtiği öneme göre listeleyen ve gündeme getiren bir site Digg. Internetin etkileşim ve sosyal çoğulculuk potansiyelini en iyi şekilde değerlendiren sitelerin başında gelen Digg, kendi mecrasını yarattığından ve sonradan ortaya çıkan kopyalarına yenilik getirtmeyecek kadar eksiksiz olmasından dolayı, netizen (internet citizen tamlamasının kısaltması) olarak anılan, İngilizce konuşup anlayabilen internet vatandaşlarının en uğrak yerlerinden biri oldu.

Basitten karmaşığa doğru gidelim, çünkü Digg hakkında söylenecek çok şey var:

Digg’den önceki medya problemi

Sabah haberlerini izlediğinizi, ya da kahvaltı masasında gazetenizi okuduğunuzu düşünün. Bilirsiniz ki televizyon haberlerinde ilk sıralarda çıkan haberler daha önemlidir. Aynı şey, gazetelerin manşetine ve ana sayfasına çıkan haberler için de geçerlidir. Ve hangi haberlerin ne kadar önemli olduğuna, o televizyon kanalı ya da gazetenin editör takımı olan bir avuç insan karar verir. Benzer şekilde, en önemli haberlerin sırasına karar verdikleri gibi, bu bir avuç insan aynı zamanda hangi haberlerin duyurulmayacağına da karar verirler. Bu insanlar, her ne kadar sektöründe deneyim kazanmış, bilgili insanlar olsalar da, hiçbirinin kişisel paradigmalarından, belki çıkar ilişkilerinden ya da duygusal bağlantılarından tamamen bağımsız davranabildiğini söyleyemeyiz. Anlattığım konuyu yeteri kadar elle tutulur şekilde hayal edemeyenlere şu soruyu düşünmelerini öneriyorum: İki farklı gazetede, özellikle politika/siyaset hakkında bir haberi, çok farklı bir duruşla okuduğunuz oldu mu? Acaba bu durum, gazetelerin patronlarının ilgili kişi ya da kurumlara yakınlık derecesiyle ilgili olabilir mi? Bu komplo teorisi yaklaşımı, medyanın sandığımız gibi bağımsız, tarafsız, adil ve yeteri kadar uzman olmadığına tek bir örnek. Ve türlü sebeplerle birçok haber; ve bu haber yoluyla birçok kişi, kurum, tüzel kişilik haketmediği büyüklükte bir popülarite kazanırken, aynı şekilde spektrumun diğer tarafında bilinmesi gerekli olabilecek birçok konu, editöryel elekten haksız yere elenip geleneksel medyanın karanlık çukuruna gömülüyor… Bu tanımlamayı daha dramatik bir etki yaratmak için değil, Digg’in kazma/gömme fikri üzerine kurulu olduğu gerçeğiyle bağlantıyı kurmak için seçtim:

Digg, “kazmak, altını oymak, derinleştirmek” anlamları verebilen “to dig” eyleminden gelen bir marka ismi. Sitenin kurucularının aklında olan şey, bireysel internet kullanıcılarının, web evrenini dolaşırken karşılaştıkları her türlü bilgiyi Digg kullanıcılarına önermesi, ve daha fazla önerilen bilgilerin, sitenin ana sayfasında daha üste, analojik olarak manşete çıkmasıydı. Kullanıcılar bir hikayeyi “digg” ederlerse, popülaritesini arttırıyorlar, “bury” ederlerse, haketmediği kadar ilgi gördüğünü düşünüp gömmüş oluyorlardı. Böyle sezgisel ve kullanıcılara medyayı kontrol imkanı veren bir iş modeli, hakettiği şekilde popülarite kazandı, en çok ziyaret edilen sitelerden biri oldu ve yan işlevleri yapan birçok web sitesinin daha oluşmasını sağladı.

 
Digg.com’a girdiğinizde, başlıklar halinde o günün en popüler haberlerinin sıralandığını görürsünüz. Güzel olan şey, haberleri okuduğunuz anda, birçoğunun henüz geleneksel medyaya yansımamış olmasıdır. Eğer geleneksel medyanın (gazete, tv, dergi…) yöneticileri de önemli olduğuna karar vermişlerse, en iyi ihtimalle bu haberleri bir sonraki gün televizyonlarda ya da gazetelerde görebilirsiniz. Bu da sizin, medya tüketiminizde ve haberalma sürecinizde, bir avuç insanın tarafsız sayılamayacak eleğinden kurtulduğunuzu gösteriyor. Bu noktada şunu da söylemek lazım: Amerika’da digg’in modeli öyle bir hal aldı ki, artık geleneksel editöryel takımların digg manşetlerinden yararlanıp, bir sonraki gün ya da hafta o konu hakkında haber yapması, karşılaşılabilen bir durum haline geldi.
 

Kullanıcının kazancı

Evet, Digg çok güzel bir model. Peki neden milyonlarca insan sıkılmadan haber okuyup bunu “digg”liyor? Sonuçta hepimizin zamanı sınırlı ve internette geçirilecek her ekstra süre bize hem zaman hem parasal anlamda maliyet demek? En önemli sebep, medyanın bağımsızlaşması ve üstünde etkimizin olabileceği hissi. Bir gazete size bir gün gelip, “eğer kabul ederseniz, bir sonraki günün manşetlerini sizin seçmenizi istiyoruz?” deseydi, ne yapardınız?

Fakat Digg’in sunduğu tek şey bu değil. Digg Leaderboard sistemi sayesinde, kompleks bir hesaplama sistemi üzerinden, insanların “digg” ettiği haberlerin ne kadar popüler hale geldiğine göre, o kullanıcılara bir puan atanıyor. Buna göre, gün içinde anasayfaya çıkabilecek kadar popülerleşmiş bir haberi ilk keşfeden (diggleyen) birkaç kişi hatırı sayılır kredi alıyor. Bu puanlandırmaların toplamına göre kullanıcılar sıralanıyor ve listenin en tepesinde olan "en iyi haberciler" nakit ödüller yazanıyor.


No Responses to “Digg.com: Medyanın kontrolünü Internet kullanıcısına veren web sitesi”  

  1. No Comments

Leave a Reply