Fortune dergisinin her sene Temmuz-Ağustos döneminde yayınladığı "En Büyük 500 Şirket" listesinin 2006 edisyonunun gelmesine birkaç ay kaldı. Bunu fırsat bilerek, listenin analizini ve bizler için ne ifade edeceğine dair yorumlar yaptım.
"Corporate America" takma ismiyle bilnen Amerikan iş dünyası nüfusu, şirketleri çeşitli kriterlere göre listelemeye ve şirketler de bunun üzerine güç gösterisi yapmaya bayılır. Fortune, BW, Interbrand gibi ismi dünyaca ünlü birçok yayın/araştırma şirketi, herbiri dünyanın çoğu ülkesinden fazla gelir yazan bu dev şirketleri gelirlerine, karlarına, marka değerlerine, ve birçok kompleks kriterin ortalama sonucuna göre listeler. Hangisinin daha doğru olduğu cevabı bulunamayacak bir tartışmanın konusu olsa da, her listenin küresel yöneticiye birşeyler gösterebileceği/öğretebileceği tartışılmayacak bir gerçek. Bu arada bu listelerin ne kadar önemli bir noktada olduğunu anlatmak için, birçok IT servis hizmeti veren şirketin reklamlarında "Fortune 500 listesindeki 400 şirkete bu hizmeti BİZ veriyoruz" şeklinde iletişime girdiğini söyleyebiliriz.
İlk olarak, listenin kendisini online olarak şu adreste bulabilirsiniz. Fortune’un online sistemi üzerinde çalışma imkanlarımızı kısıtladığından, Excel olarak hazırlanmış listeyi şuradan indirebilirsiniz.
Arabalar ve yakıtları ilk onu ele geçirmiş durumda
Listeyi Fortune dergisinin baz aldığı gibi gelirlere odaklı bir şekilde incelersek, enerji şirketlerinin ilk 10 sıranın beşinde yer aldığını görüyoruz. Bu şirketlerin ürettiği benzinin en çok kullanıldığı otomobilleri üreten şirketler de, ilk 10′da geri kalan 5 sıranın dördünü alıyor. Geriye kalan tek boş slot ise, 2006′ya kadar gelir sıralamasında hep lider olan fakat petrol fiyatlarının uçmasıyla bu özelliğini Exxon’a kaptıran dünyanın en büyük perakendecisi Wal-Mart. Aslında perakende şirketleri, iş yapılarından dolayı listede daha aşağıda olan birçok şirketin gelirini de içinde barındırsa da (Örnek olarak Wal-Mart’ın gelir hanesine yazılan bir diş fırçası, giderler kaleminde Procter & Gamble’a ödenen liste fiyatı şeklinde çıkıyor), perakende şirketlerini değerlendirmede kullanılacak özel bir yöntem olmamasından dolayı yüksek sıralara tırmanabiliyor.
Türkiye’nin gelir dağılımı dengesiz mi? Yeniden düşünün
Türkiye’nin gelir dağılımını anlatmak için doğru olup olmadığını bilmediğim ünlü bir tanım vardır: En zengin %2′lik kısım gelirlerin %50’sine sahipken, nüfusun kalan %98′i de kendi arasında paranın 50%’sini paylaşmaktadır. Gerçekten doğruysa çok çarpıcı ve üzücü bir gerçek olduğu açık…Ama şirketler için de durum çok farklı değil. 500 şirketin toplam gelirleri tam 18.9 trilyon dolar. Bu meblağın da 1.2 trilyon doları net kar. 500 şirketin gelirler bazında en üst sıradaki 10 tanesi (yani sayıca yüzde 2’si), $ bazında tüm gelirlerin 12.3%’ünü yapıyor. Kara baktığımızda da, aynı şirketler tüm gelirlerin %10.7’sini oluşturuyor.
Karlar yüksek. Peki karlılık?
Global 500 sıralamasında doğal olarak karlar çok yüksek; Hatta IMKB şirketlerinin toplam karı bile ilk 300 sıralamasındaki şirketleri ancak geçebiliyor. Fakat, kapitalist sistemin esas dayanakları olan bu şirketler, çok uzun zamandır iş yaptıklarından, hazır bir tüketici / müşteri kitlesi var ve sürekli gelir kalemlerinden dolayı hiçbir şey yapmasalar da gelir akmaya devam ediyor. Bu yüzden, şirketlerin ne kadar kaliteli yönetildiklerine dair önemli bilgiler veren karlılık göstergesi, biraz daha önem kazanıyor. Acaba Global 500 arasında en karlı olanlar kim? İngiliz elektrik dağıtım şirketi National Grid, utility gibi herkesin çoğu yöneticinin ilk bakışta çok düşük kar marjı bekleyeceği bir sektörden 40.8% karlılık oranı çıkararak sürpriz yapmış. Daha önceki listelerde bu noktada olmaması, tek seferlik gelirlerin karda önemli bir bölümü oluşturduğu gerçeğini ortaya çıkarıyor. 2007′de büyük olasılıkla göremeyeceğiz (ya da İngiliz vatandaşlar evlerinde televizyon izlemek için bir servet ödüyor olacaklar). Listede; Occidental, Gazprom, Surgutneftgas, Petronas, SABIC ve Rosneft, petrokimya sektöründen gelip karlılıkta en tepeye oturanlardan. Dikkat etmek gerekirse, Occidental ikinci sırada olup büyük başarı yakalarken, Petrokimya sektöründe listenin tepesine yerleşenler arasındaki tek Amerikan şirketi. Gazprom, Surgutneftgas ve Rosneft Rusya’dan; Petronas Malezya’dan ve SABIC Suudi Arabistan’dan gelip de yerleşmiş listeye. Dünyanın en iyi monopol örneklerinden Microsoft, 30.8% karlılıkla üçüncü sırada. Yine Amerikan halkının gurur duyduğu finansal servisler de liderlik, karlılıkta İspanyol BBVA Group’un 28.9% ile 5. sıraya oturmasına engel olamıyor.
Karlılıkta son önemli konu ise şu: Gelirler sıralamasında en üstte yer alan petrokimya kıralları ExxonMobil, Shell, BP, Chevron, ConocoPhilips ve Total’den hiçbiri 11% karlılığın üzerine çıkamamış. Bu da şirketler için akla şu soruları getiriyor: (1) Petrol rezervi keşfine ayırılan bütçeden yeteri kadar geri dönüş alınamıyor mu? (2) Overhead maliyetler küçük ve orta ölçekli petrokimya şirketleri kadar verimli değil mi? (3) Yeni rezerv kontratları almak için yeteri kadar risk almayıp, Nİjerya, Rusya, Hindistan gibi ülkelerdeki şans yeteri kadar zorlanmıyor mu?
Toparlarsak, Fortune listesi her ne kadar sadece gelir ve net kar bilgilerinden ibaret olsa da, sektörel, coğrafi ve yönetimsel kalite anlamında birçok bilgi çıkarılabilecek durumda. Benzer bir analizi, Temmuz 2007′de yeni liste açıklandığında, bu sefer daha detaylı araştırmalarla yapacağım…

No Responses to “2006 Fortune 500 listesinin analizi”
Please Wait
Leave a Reply