Günümüzde, çok fazla ürün, çok fazla mecrada, çok yüksek bütçelerle, arzdan daha küçük olan talepten bir pay almaya çalışıyor. Bu da en çok mecra şirketlerinin ve reklam ajanslarının işlerine yarıyor. Her sene Türkiye’de binlerle, dünyada milyonlarla ifade edilebilecek, geri dönüş ya da katma değer yaratamayacak reklam kampanya ve projesi üretimi… İşte onların arasından, bilinen sınırların dışında düşünebilen, ve bulunan fikirleri uygulayamak için türlü engelleri aşabilecek kadar çevik birkaç şirket, kullandığı kampanya çalışmalarıyla kendine hayran bıraktırıyor. Aşağıda listelediğim outdoor çalışmalarının üzerinden teker teker geçelim:

  • Havaalanı uçağa transfer otobüsleri
IWC İsviçre’li üst sınıf bir saat firması. Lüks saatlere tutkun olan kesimin, bu tutkusunun altında çoğunlukla Dünya Savaşı dönemi savaş uçağı pilotlarına duyduğu özenme hissinin yattığını anlayan IWC, bu tüketicileri gelir segmentine uygun olan uçak yolculuklarından hemen önce yakalamaya çalışmış. Kendinizi hayal edin. Uçağa binmek için önünüzdeki son adım, biniş kartı kuyruğundan geçtikten sonra körük ya da otobüsle uçağa gitmek ve hemen koltuğunuza yerleşmek. Eğer şanssız bir şekilde otobüs kullanmak durumundaysanız, otobüste harcayacağınız 7-8 dakika, tamamen kendi duyularınızla başbaşa kaldığınız, el bagajınızı sıkı tutmaya çalışırken otobüsün sizi savurmasına karşı koyduğunuz bir dönem. Çok büyük olasılıkla, bu 7-8 dakika içinde, dengenizi sağlamak için tutacakları kullanarak, ya hiçbir şey yapmayacaksınız, ya da en fazla telefonunuzu kapatmadan son bir kişiyi arayacaksınız. IWC, sizin kaybetmeyi göze aldığınız, duyularınızı çok da kullanmadığınız bu 7-8 dakikayı hedefleyerek, otobüs tutacaklarını bir reklam mecrasına dönüştürüyor, ve siz ne olduğunu anlamadan saati kolunuza geçiriveriyor.

Çok başarılı bir outdoor çalışması…
  • Kanalizasyon Dumanları
Kendi şirketimin (P&G) Amerika ofisi tarafından yapıldığı için çok beğendiğimi düşünmeyin; P&G’nin Folgers kahve outdoor reklamı, son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı, en ilgi çekici ve marka kimliğine uygun outdoor örneği. Ya filmlerden ya da gezilerden biliyorsunuzdur; Amerika (özellikle New York), ütopik bir şekilde gün boyu buhar çıkaran kanalizasyon çukur ve kapaklarıyla doludur. Folgers reklamını görene kadar bu dumanlar, bana ve sanıyorum benim gibi birçok kişiye, kasvet, bakımsızlık, düzensizlik hissinden başka birşey hissettirmezdi. Ama Folgers Ürün Müdürleri belli ki bu konuya çok da az önyargıyla ve pozitif enerjiyle yaklaşıp, markayla harika bir bağ kurmuşlar…
Kahveyi çok seven biri değilim. Hatta, iş dünyasının giderek vazgeçilmezi haline gelen (Starbucks ve Gloria Jeans franchise’ları sağolsun) kahveye en uzak olan yöneticilerden biri olabilirim. Ama kahvenin sıcaklığının, kokusunun ve içilince verdiği tadın insanlara neler hissettirdiğine tanık olacak  kadar çok kahve-bağımlısı iş arkadaşım var. Folgers bu üç öğeden ilkini insanlara hissettirmek için muhteşem bir yol bulmuş…
Şöyle düşünelim: Kış mevsimi…Yetişmeniz gereken yere hızlı adımlarla, elleriniz üşüyerek yürüyorsunuz. Aklınızda çok büyük olasılıkla kahve yok, çünkü randevunuza yetişmenin stresiyle havanın soğukluğu, düşünülmesi gereken şeyler sırasında daha yukarıya yükselmiş. Derken, her zaman gördüğünüze benzer bir kanalizasyon buharı beliriyor 30-40 metre ötenizde. Daha öncekilerden hiçbir farkı olmadığını bildiğiniz için, bir saniye bile düşünmüyorsunuz nerden geldiğini. Yaklaştıkça, 2-3 metre kala, birşeyler farklılaşıyor. Çünkü yerde kanalizasyon çukuru değil, başka birşey var…

Bir anda, bu deneyim size üşüdüğünüzü ve strese girdiğinizi hatırlatıyor. Tam da çözümü karşınızda, artık size tek gereken en kısa zamanda bir kahve bulmak, içinizi ısıtmasını sağlamak ve stresinizi atmak. Reklam çok başarılı, işini yapıp aklınıza Folgers kahvenin ne kadar ilginç ve sektörüne uygun bir iş yaptığı fikrini sokuyor. Geriye iki soru kalıyor Folgers yöneticileri için: (1) Dışarıda Folgers kahve satılıyor mu, yoksa reklamı görenlerin ilk adresi Starbucks mı oluyor?.. (2) Kahveseverler için çok önemli bir diğer duyu olan kahve kokusuna karşın, kanalizasyonların bir problem yaratmayacağından nasıl emin olunuyor? Türkiye’de uygulanıp da kahve kokuyor mu diye merak edip eğilen insanların ne suratla oradan ayrılacağını düşünemiyorum!..

No Responses to “Outdoor Mecrasında Yaratıcı Çalışma Örnekleri - Bölüm 1”  

  1. No Comments

Leave a Reply